Nomofobi ; Yeni Gençlik Hastalığı

İngilizce "no mobile phobia"dan türetilen "nomofobi" başka bir deyişle cep telefonundan yoksun kalma korkusu, özellikle sosyal ağlara sürekli bağlı kalmak isteyen gençleri etkiliyor.
 
2008'de "nomofobi" teriminin öncelikle çıktığı İngiltere'de Şubat ayında bin kadar cep telefonu kullanıcısının katılımıyla yapılan araştırmada, sualleri cevaplayanların yüzde 66'sı cep telefonlarını kaybetme fikrinin kendilerini "çok bunalttığını" belirtti.
 
Bu oranın 18-24 yaşlarındaki gençlerde yüzde 76'ya çıktığını gösteren ve cep telefonları için güvenlik önlemleri geliştiren SecurEnvoy isimli şirket tarafından yapılan araştırmaya katılanların yüzde 40'ı ayrı olarak iki cep telefonuna sahip olduğunu kaydetti.
 
Yeni teknolojiler ile ilgili uzman FaDa ajansından Damien Douani araştırma sonuçlarıyla alakalı yorumunda, "Akıllı telefonların ortaya çıkışıyla iş iyice büyüdü ve sınırsız bir hal aldı. Artık herkesin hizmetlere ulaşımı var. 
 
Neredeyim? Yakında restoran var mı? Hafta sonu için tren bileti alacağım, gecemi tasarılayacağım, vesaire" dedi. 
 
Birkaç sene önce SMS'nin bir tür nomofobi olarak görüldüğünü ve durmadan kısa ileti yazanları tanımlamak için "başparmak nesli" dahi dendiğini söyleyen Douani, ancak mobil internetle akıllı telefonun 10 bin SMS gücünde olduğunu dile getirdi.
 
Damien Douani, "Google refleksi mobile de geçti, bilgiye ihtiyacım var ve her şeye cevap buluyorum, bu büyük bir kolaylık" diye konuştu. 
 
Fransa'da geçen ay yapılan benzer bir araştırmada da Fransızların yüzde 22'si cep telefonları olmaksızın bir gün bile geçirmelerinin "imkansız" olduğunu açıklarken, bu oranın 15-19 yaşlarında yüzde 34'e çıkması dikkati çekti.
 
Mingle şirketi tarafından 1500 cep telefonu kullanıcısının katılımıyla yapılan araştırmada, sualleri cevaplayanların yüzde 29'u telefonlarında 24 saatten fazla vazgeçebileceklerini, "fakat bunun çok zor" olacağını söylerken, yüzde 49'u bunun bir mesele yaratmayacağını dile getirdi.
 
Son 10 senedir yapılan "Dünya cep telefonsuz günü"nün organizatörü Phil Marso, "Akıllı telefonlarına bağımlı insanları anlayabiliriz, çünkü her şeyleri, tüm hayatları onun içinde. Baht yapıtı cep telefonlarını kaybeder veyahut bozulursa, kendilerini dünyadan tamamiyle kopuk hissederler. İnsanlık dışı bir alet. Bir gün sokakta, aradığı sokağı bana sormak yerine akıllı telefonunun ekranındaki haritayı gösterene dahi rastladım" dedi.